Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi (BLKA) bünyesindeki Kriminolojik Araştırma Grubu (KFG), gençlerin karıştığı suçlar ve mağduriyet durumlarına ilişkin 2025 yılı raporunu yayımladı. Raporda bu yıl öne çıkan “Genç Bıçaklı Saldırganlar” başlıklı özel analizde, Bavyera’da 21 yaş altındaki kişilerin karıştığı bıçaklı olaylar ilk kez bu denli kapsamlı bir şekilde incelemeye alındı. Resmi verilere göre, genç yaşta bıçaklı saldırıya karışan kişilerin büyük bir bölümünde geçmiş suç kayıtları ve psikolojik rahatsızlıklar göze çarpıyor.
Polis istatistiklerine dayanan araştırmaya göre, 21 yaş altındaki bıçaklı suç zanlılarının yaklaşık yüzde 55’i daha önce de poliste kaydı bulunan kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin geçmişteki dosyalarında ağırlıklı olarak kasten yaralama, gasp, tehdit ve hırsızlık suçları yer alıyor. Ayrıca şüphelilerin yaklaşık dörtte birinde psikolojik sorun emareleri tespit edilirken, önemli bir kısmında ise aile içi çatışmalar ve evden kaçma vakaları dikkat çekiyor.
Araştırma, uyuşturucu madde kullanımı ile bıçaklı şiddet arasındaki bağlantıyı da gözler önüne seriyor. Önceki dönemlerde polisle karşı karşıya gelmiş şüphelilerin yüzde 38’inin, mağdurların ise yüzde 29,3’ünün Uyuşturucu Maddeler Kanunu çerçevesinde kaydının bulunduğu belirlendi. Her beş bıçaklı saldırı vakasından birinin doğrudan uyuşturucu ticareti veya pazarlığı sırasında meydana geldiği ifade edildı.
Olayların yaşandığı çevre ve mağdur profili incelendiğinde, bıçaklı suçların büyük oranda aynı yaş grupları ve yakın sosyal çevre arasında gerçekleştiği görülüyor. Mağdur olan kişilerin de çoğunlukla 21 yaşın altında olduğu kaydedilirken; yetişkin mağdurların ise genellikle faillerin aile bireyleri veya bakımını üstlenen kişiler olduğu belirtildi. Vakaların yaklaşık yüzde 40’ında mağdur ile fail arasında yakın bir sosyal bağ bulunuyor.
Olayların meydana geldiği mekânlara bakıldığında, vakaların yaklaşık yarısının cadde, meydan ve park gibi kamusal alanlarda yaşandığı tespit edildi. Bıçaklı saldırıların yüzde 28,5’i özel konutlarda, yüzde 11,3’ü ise okullarda gerçekleşti. Şüphelilerin yüzde 60’ından fazlasının bıçağı yanında hazır taşıdığı, bu vakaların da çoğunlukla kamusal alanlarda meydana geldiği bildirildi.
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise bıçaklı vakaların önemli bir kısmının yaralanmayla sonuçlanmaması oldu. Bıçağın daha çok tehdit veya gasp amacıyla bir korkutma aracı olarak kullanıldığı aktarıldı. Meydana gelen yaralanmaların ise çoğunlukla hafif düzeyde kaldığı; vakaların yüzde 6’sında ağır, yüzde 3’ünde ise hayati tehlike oluşturan yaralanmaların gerçekleştiği, incelenen olaylar arasında can kaybı yaşanmadığı kaydedildi.
Genel suç istatistiklerine bakıldığında ise 2025 yılında Bavyera’da çocuk ve genç şüpheli sayısının bir önceki yıla göre yüzde 5,2 oranında gerilediği görüldü. Okullarda işlenen suçlarda da yüzde 10,5’lik bir düşüş kaydedilirken, özellikle okullardaki şiddet suçlarında yüzde 44,7 gibi belirgin bir gerileme sağlandı. Buna karşın çocuk yaştaki mağdur sayısının artış göstererek ilk kez gençler kategorisini geride bıraktığı vurgulandı.


