Almanya genelinde haklarında açık yakalama kararı bulunan 148 bini aşkın kişinin yaklaşık yüzde 90’ının yabancı uyruklu veya çifte vatandaş olduğu bildirildi. Federal İçişleri Bakanlığı’nın Federal Meclis soru önergesine verdiği resmi yanıta dayanan verilere göre, arananlar arasında sadece Alman vatandaşlığına sahip olanların sayısı 16 bin 671 ile sınırlı kaldı.
Açıklanan resmi istatistiklere göre, aranan kişilerin yüzde 87,3’ü yalnızca yabancı bir ülke vatandaşlığı taşırken, yüzde 1,5’lik kesimin ise Alman pasaportunun yanında ikinci bir vatandaşlığı bulunuyor. Yabancı uyruklular arasında ilk sırayı 16 bin 123 kişiyle Romanya vatandaşları alırken, Polonya 12 bin 721 kişiyle ikinci sırada yer aldı. Listede ayrıca 6 bin 869 Gürcistan ve 6 bin 696 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yer alıyor.
Verilerin kamuoyuna yansıması Federal Meclis’te yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Soru önergesini sunan AfD Milletvekili Sebastian Münzenmaier, tablonun mevcut göç politikasının aksadığını gösterdiğini savunarak kesintisiz sınır kontrolleri ve cezaların menşe ülkelerde infaz edilmesini talep etti. Ana muhalefetteki CDU/CSU Grubu İç Politika Sözcüsü Alexander Throm ise her açık yakalama kararının doğrudan bir iç güvenlik riski teşkil ettiğini, Eylül 2024’ten bu yana uygulanan geçici sınır kontrollerinde hakkında arama kararı olan 17 bin 500 kişinin yakalandığını kaydetti.
Sol Parti ve Yeşiller kanadı ise rakamların genelleştirilerek yorumlanmasına karşı uyardı. Federal Meclis Yeşiller Grubu İç Politika Sözcüsü Marcel Emmerich, rastlantısal sınır kontrolleri yerine tehlike potansiyeli yüksek şiddet suçluları ve aşırılık yanlılarına odaklanılması gerektiğini belirtti. Sol Parti Milletvekili Clara Bünger ise aranma gerekçelerine dair ayrıntılı verilerin bulunmadığına dikkat çekerek, birçok kararın ödenmeyen para cezalarından kaynaklanan adli para cezası karşılığı hapis (Ersatzfreiheitsstrafe) olabileceğini vurguladı.
Emniyet kanadı ise operasyonel kapasite yetersizliğine işaret ediyor. Alman Polis Sendikası (DPolG) Başkanı Heiko Teggatz, eyalet emniyet teşkilatlarında aranan şahısları aktif takip edecek yeterli personel bulunmadığını, gözaltıların çoğunun rutin kontroller sırasında rastlantı eseri gerçekleştiğini dile getirdi. Hukuk uzmanları da arananlar listesindeki dosyaların çoğunluğunun ağır cezalık suçlardan değil, daha hafif adli vakalardan oluştuğunu hatırlatıyor.


