11’inci ayın 11’inde saat 11’de başlayan “Faşing” ya da “Karnaval”, özellikle Ren bölgesinde olmak üzere Almanya’nın Katolik kesimlerinde kutlanan eski bir gelenektir. Mainz, Köln, Düsseldorf ve Bonn, Faşing’in kaleleri sayılır. Almanya’nın güneyinde de bir Alman geleneği olan “Fasnet” kutlanır.
Almanların “beşinci mevsim” olarak adlandırdıkları Faşing dönemi, 11 Kasım günü saat 11.11’de başlar ve en önemli geçit törenlerinin yapıldığı, şubat ayı ortasına denk gelen “Güllü Pazartesi” (“Rosenmontag”) sonrasındaki “Küllü Çarşamba” (“Aschermittwoch”) günü sona erer. İnsanlar kılık değiştirir, komik maskeler takar ya da geleneksel kostümler giyer; çeşitli kutlamalara ve geçit törenlerine katılırlar.
Faşing/Karnaval geleneği, eski dönemlerde kışı kovmak amacıyla yapılan örf ve adetlere dayanmaktadır. Bu çılgın dönemin zirvesini, “Kirli Perşembe”den (“Schmutziger Donnerstag”) “Küllü Çarşamba”ya kadarki son hafta oluşturur. Bundan sonra, Paskalya’ya kadar 40 günlük bir oruç ve feragat dönemi başlar.
Almanya’nın batısındaki Ren bölgesinde “Güllü Pazartesi” günü resmi tatil olmamasına rağmen kimse işe gitmez; gidenlere de deli gözüyle bakılır. Bu günde insanlar önemli karnaval kentlerine akın ederler. Nüfusu 200.000 olan Mainz kentinde geçen yıl 550.000 kişi “Güllü Pazartesi” geçit törenlerine katıldı; Köln’de bu sayı 1,4 milyonu buldu.
Karnaval kelimesinin Latince “carnelevare”den geldiği ve “eti ortadan kaldırmak” anlamına geldiği sanılmaktadır. Karnaval, 10 Şubat 1823’te Köln’de kurulan “Festival Komitesi” tarafından bugünkü biçimini almıştır. Karnavalda giyilen tipik üniformalar, muhafız ve üniformalı kadın dansçı kostümleri, kökenini Napolyon dönemindeki kent koruma muhafızlarından alır.
Düsseldorf’ta kutlanan karnavalın geçmişi ise Ortaçağ şövalyelerinin temsillerine ve kostümlü balolarına dayanır. Mainz Karnavalı’nın uzun geçmişi, muhtemelen ilk çılgın kutlamaların görüldüğü 16. yüzyıla kadar uzanır. Daha sonra, 19. yüzyılda ilk karnaval dernekleri kurulmuştur. 1838 yılında Mainz Karnaval Derneği kurulmuş ve renkli ama düzensiz kutlamalara bir düzen ve estetik kazandırılmıştır.
Suabya bölgesindeki karnavalın kökleri, feragat döneminin başlamasından önce bozulabilecek gıdaların tüketilmesine dayanan Ortaçağ kutlamalarına uzanır. Daha sonra, 14. yüzyılda bu kutlamalara danslar, geçit törenleri ve temsiller eklenmiştir.
Türenj Eyaleti’ndeki Wasungen kenti, Almanya’nın en eski karnaval bölgelerinden biri olarak tanınır. Burada karnavalın doğum tarihi olarak 1524 yılı kabul edilir. Wasungen kentinin “karnaval soytarıları”, karnavalın özgün halini yüzyıllar boyunca korumuşlardır.
TARİHÇE
Çılgın günlerin “Küllü Çarşamba”da sona ermesiyle, Hristiyan öğretisine göre Paskalya’ya kadar sürecek feragat ve oruç dönemi başlar. “Küllü Çarşamba” günü bir rahip, Katolik inananların alnına tövbenin ve faniliğin sembolü olarak külden bir haç çizer.
Hristiyanların bu feragat dönemi, Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği Paskalya öncesindeki “Kara Cuma”ya ve ardından yeniden dirilişinin kutlandığı Paskalya’ya kadar sürer. Katolik Kilisesi, inananların “Küllü Çarşamba” ve “Kara Cuma” günlerinde et yememesini ve oruç tutmalarını ister. Bu dönemde aynı zamanda ihtiyaç sahiplerine para yardımı yapılır.
Yedi hafta süren bu feragat döneminde birçok insan, örneğin tatlı, alkol, televizyon ya da bilgisayar oyunu gibi zevk veren alışkanlıklardan vazgeçer. Siyasi partiler ise “Küllü Çarşamba”yı, siyasi rakipleriyle genel bir hesaplaşma fırsatı olarak görürler. Bu nedenle “Siyasette Küllü Çarşamba” kavramı da kullanılır.
DELİLİK GÜNLERİ, KESİK KRAVATLAR VE KARALANMIŞ YÜZLER
“Küllü Çarşamba”dan önceki altı gün Almanya’da “Delilik Günleri” olarak adlandırılır. Asıl Faşing kutlamaları bu günlerde yapılır ve Ren bölgesinde “Çılgın Kadınlar Gecesi” denilen perşembe günü başlar. O gün kadınlar yönetimi ele geçirir, birçok kentte belediyeyi sembolik olarak işgal ederler.
Erkeklerin o gün evdeki en eski kravatlarını takmaları tavsiye edilir; çünkü kadınlar ellerinde makaslarla buldukları kravatları keserler – ancak karşılığında bir öpücükle “bedelini” öderler.
Başka bölgelerde bu perşembe gününe “Yağlı” ya da “Kirli Perşembe” denir. Bunun nedeni, feragat dönemi öncesinde geleneksel olarak son kez et kesiminin yapılmasıdır. Kesilen hayvanlardan elde edilen yağın bozulmaması için insanlar özellikle yağlı yemekler yapar veya bu yağı kek ve kurabiyelerde kullanırlardı.
Bu perşembeyi izleyen “İsli Cuma” gününün böyle anılmasının nedeni, çocukların yüzlerine is sürmeleridir; ancak bu günde fazla kutlama yapılmaz. Cumartesi gününden itibaren kilometrelerce uzunluğunda geçit törenleri düzenlenmeye başlanır. Bunların en önemlileri ve gösterişlileri “Güllü Pazartesi” ve ertesi günkü “Oruç Salısı”ndakilerdir.



